PsikiyatriOnline

ahmetozbek
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün49
mod_vvisit_counterDün255
mod_vvisit_counterBu Hafta49
mod_vvisit_counterBu Ay3402
Eczacibaşı_Zentiva
Kadına Yönelik Şiddet
Dr. Nedim Havle tarafından yazıldı    Makale No:42
Cumartesi, 16 Ağustos 2008 22:59  PsikiyatriOnline
smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

 Stuart Miller: “Bir toplumun uygarlık düzeyini öğrenmek isterseniz o toplumdaki kadının durumuna bakınız.”

Bağlantı: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Ülkemizde gelişmişlik düzeyinin artması ile birlikte kadına şiddet olgusu yıllar içinde daha fazla işlenmeye başlanmıştır. Sivil toplum örgütleri başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluş şiddetin tanımlanması sürecine katkıda bulunmuştur.


İnsanlık tarihi boyunca kadınlar ve erkekler ne yazık ki eşit şartlarda yaşamamış ve bu eşitsizliğin olumsuz sonuçları sadece kadınları değil tüm toplumu etkilemiştir. Kadınların toplumda eşit haklar elde etmek için başlattıkları mücadele Fransız Devrimi’ne kadar uzanır. Devrimin benimsettiği “eşitlik, özgürlük, kardeşlik” kavramları kadın hareketlerinin de güç kaynağını oluşturmuştur.


Kadınların haklarını elde etmek için başlattıkları ilk hareketlerden biri 8 Mart 1857 tarihinde Newyork’ta
çalışan bir grup kadın işçinin “eşit işe eşit ücret” talebi ile gerçekleştirdikleri gösteridir. Bu gösterinin anısına 1910 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olması önerilmiş ve 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak ilan edilmiştir.


Kadına yönelik şiddet coğrafi sınır, ekonomik gelişmişlik ve öğretim düzeyine bakılmaksızın tüm dünyada
ve kültürlerde son derece yaygın görülen bir olaydır. Bununla birlikte şiddetin evde aile içinde daha sık görüldüğü bilinmektedir. Ev içi şiddette tekrarlı ve şiddeti giderek artan bir saldırı vardır ve daha çok kadına yöneliktir. Ülkemizde tüm kadınların en az 1/3’üne hayatlarında bir kere de olsa eşleri tarafından şiddet uygulanmaktadır. Eğitimli ve çalışan kadınlar daha az şiddete maruz kalmaktadır.

Kadına Yönelik Şiddetin Nedenleri:
Kadına karşı şiddetin nedenleri çok çeşitli ve karmaşıktır. Birçok kadın birlikte yaşadığı erkek veya kocası tarafından şiddete maruz bırakılmakta ve bu şiddet sınıf, etnik köken ve sosyo-ekonomik düzey gözetilmeksizin uygulanmaktadır. Yapılan araştırmalar da dünya genelinde kadına karşı uygulanan şiddetin coğrafi alan, ırksal özellikler ya da gelir düzeyiyle ilgisinin olmadığını desteklemektedir. Kadına karşı şiddet; biyolojik ve kişisel bir geçmişi, şiddetin gerçekleştiği ortamı, iletişimi içeren sosyal yapıları ve kültürel normların da dâhil olduğu ekonomik ve sosyal çevreyi kapsamaktadır. Ülkemizde kadına yönelik şiddet, toplumda kabul gören genel ahlak ve namus anlayışı, gelenek- görenekler ile toplumsal yapı, ekonomik ve eğitim düzeyi, egemen erkek toplumu anlayışı gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır. Toplumsal yönden kadına şiddet olgusu incelendiğinde toplumun şiddeti bir sorun çözme yöntemi olarak benimsemesinin, kadına karşı şiddetin artmasında önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi şiddet en çok “örnek alarak öğrenme” yoluyla benimsenmektedir. En önemli öğrenme kaynağı ise, şiddeti uygulayan kişinin kendi ailesidir. Evde ve okulda disiplini sağlamak üzere şiddet kullanımına tanık olan çocuk, yetişkinliğinde bunu sorun çözmede doğal bir seçenek olarak görmektedir. Bu, şiddetin psikolojik yönden açıklanması bakımından önemlidir. Ayrıca şiddetin, toplum tarafından paylaşılan bir değer yargısı olarak kabul edilmesi ve kuşaktan kuşağa aktarılması da sosyal nedenler arasında sayılabilir. Bununla beraber kadına yönelik şiddet; cinsiyet rolleri, yaşam sıkıntıları, güç ve kontrol sağlama, iletişim ve çatışma çözme becerileri, şiddetin benimsenmesi gibi faktörlerden de etkilenmektedir.

Bazı Çözüm Önerileri:
Kadınlara, insan hakları ve temel özgürlüklerini tanımak ve teminat altına almak, kadına karşı şiddetle mücadele eden sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını teşvik etmek, erkek şiddetinin, kadınlarla erkekler arasında eşitsiz güç ilişkilerinden kaynaklanan temel bir yapısal ve toplumsal sorun olduğunu kabul etmek ve bu nedenle erkeklerin, kadınlara karşı uygulanan şiddetle mücadeleyi hedefleyen eylemlere katılımını sağlamak, medyayı bilgilendirmek ve kadınlara karşı şiddet konusunda kullanmak birincil düzeyde çözüm önerileri arasında sayılabilir.

Pekin Eylem Platformu:
Kadına yönelik şiddet tüm dünyada toplumsal, siyasal, sosyo-kültürel, ekonomik ve ahlaki açıdan değerlendirilmiş ve çalışma grupları oluşturulmuştur. Bu gruplar belirli zamanlarda toplanıp eylem kararları almakta ve devlet kurumlarını göreve çağırmaktadır. Bunlardan en bilineni “Pekin Eylem Platformu”dur. 1995 yılında toplanan örgüt, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için önemli kararlar almıştır.

Buna göre:
Kadına karşı şiddeti önlemek ve ortadan kaldırmak için önlemler almak gereklidir. Eylemler, yerel yönetimler de içinde olmak üzere devlet kurumları, yerel topluluk örgütleri ve sivil toplum örgütleri, eğitim kuruluşları, kamusal ve özel sektör kuruluşları ve kitle iletişim araçlarınca geliştirilmelidir. Şiddete maruz kalan kadınlar ve kız çocukları için psikolojik ve tıbbi desteğin yanı sıra mali açıdan yeterince desteklenen sığınma evleri, ücretsiz ya da düşük ücretli hukuksal yardım ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için uygun destek sağlanmalıdır.

Kadına karşı şiddet olgusu, hızla gelişmekte olan ülkemizin özellikle, sosyo-ekonomik ve kültürel dokusuyla doğrudan alakalıdır. Bu nedenle insanlarımızın doğru bir şekilde eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi geleceğimiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Yorum (3)Add Comment
...
Yazan: nihal tekbaş , Ağustos 15, 2009
Ülkemizi dört koldan kuşattınız Ata mızın sözünü doğru çıkartan şeriatçılar batı özentisi Turancılar ve ve ve ezileni savunur gözüken emperyalizm kuklaları köleliğe giden yolu en rahat açabilenler der ki Mevlana Celaleddini Rumi
Ya olduğun gibi görün
Ya göründüğğn gibi ol
siz bizden iyi söylersiniz bu sözleri tıpkı kendini bu ülkenin Allahı sanan kukla nın Yunus Emre nin sözlerini kirletişi gibi
İnsana insan diyebilmek için önce ahlak gereklidir ahlak
Çıkarın o maskeleri yüzünüzden
ben komik olabilirim
sizler benden çok daha komiksiniz

kötüye kullanım raporlaması
beğenmedim
beğendim
Puanlama: +0
Pekin
Yazan: nihal tekbaş , Ağustos 14, 2009
ya ben pek bilgisizimdir de pekin çindedir diye yanlış olabilecek bir bilgim var e durum böyle olunce diyemiyorum insan haklarından bahseden yere bahsedene bak diye
e diyemiyorum tabii sarı sendika de kandır işçileri asgari ücrete hiç ses etmezken kölelik antlaşması imzalayan işçilerden haberdar sendikalar resmi kurumlar oralara hiç uğramazken işçileri düşünür gibi gözük Türk firmalarını yok etki gerçek köleliğin yolu açılsın
iğrençsiniz hepin
iz smilies/grin.gif
kötüye kullanım raporlaması
beğenmedim
beğendim
Puanlama: +0
...
Yazan: gamze tuna , Ocak 07, 2009
kadına şiddet eğitim kültür seviyesi gözetmiyor... insan oğlu çığrından çıkmaya görsün gözü görmüyor...hamileliğimin son 3 haftası ve kocamdan ağır bır dayak yedim benki okumus her an kendini geliştirme cabasında olan vasıflı bır aileden geliyorum bu çok buyuk bır utanctır...
kötüye kullanım raporlaması
beğenmedim
beğendim
Puanlama: +2

Yorum Yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Salı, 02 Aralık 2008 08:16
 


Dr. Nedim Havle Perşembe, 27 Kasım 2008 tarihinden bu yana bizimle. Diğer makalelerine aşağıdaki dropdown menüden ulaşabilirsiniz.



Kimler Online

 5 misafir online

GİRİŞ / KAYIT

Yeni aktivasyon emaili

PsikiyatriOnline

ahmetozbek