PsikiyatriOnline

ahmetozbek
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün12
mod_vvisit_counterDün189
mod_vvisit_counterBu Hafta1692
mod_vvisit_counterBu Ay1439
Eczacibaşı_Zentiva
Kayıp ve Yas
Uzm.Psk.Hande Aydın tarafından yazıldı    Makale No:67
Pazar, 04 Ocak 2009 15:59  PsikiyatriOnline
smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

Bir yakınını kaybeden bireylerin yas sürecinde en çok dile getirdikleri şeylerden biri, bu kayba bir anlam vermekte yaşadıkları zorluktur. Günlük hayatımızda, hemen hemen yaşadığımız her olaya bir anlam atfederiz. Bu anlam atfetme süreci, içinde bulunduğumuz dünyayı öngörülebilir olarak algılamamıza yardımcı olur.

Kayıp yaşayan kişinin, kaybettiği kişi etrafında ördüğü anlam ağı, sadece bu iki kişi arasındaki ilişkiyi tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda yas tutan kişinin geçmişte kim olduğuna işaret eder ve gelecekte kim olacağını ( bir baba, büyükanne ) öngörür. Örneğin geçmişte bir çocuk dünyaya getirmiş isek gelecek algımızın bir kenarına ileride büyükanne, büyükbaba olmak fikri kaçınılmaz olarak yerleşmiştir. Bu nedenle, kayıp yaşayan kişi, bir kişinin kaybıyla birlikte, geleceğe dair kendini özdeşleştirdiği birçok alt kimliğinin kaybını da beraberinde yaşar.

Kayıp ve yas süreçlerinde psikoterapistlerin rolü, kayıp yaşayan kişilerin bu kayba nasıl bir anlam yüklediklerini hastalarla birlikte keşfetmek ve sarsılan anlam dengeleri yeniden inşa edilene kadar hastanın baş etme mekanizmalarını desteklemektir. Psikoterapistin, kayıp yaşayan kişiyle kurduğu ilişki son derece önemlidir. Hemen hemen her şey veya herkes, kayıp yaşayan kişiye kaybını hatırlattığından dolayı, ölen kişiyle ortak bir geçmişe sahip olmayan biriyle iletişim kurmak ve koşulsuz olarak kabul görmek, kayıp yaşayan kişiler için önemli deneyimlerdir.

Yas terapisi için sıklıkla başvurulan öyküsel yaklaşımda danışanlar kayıp yaşadıkları kişiye dair anılarına yeni bir bağlamda yaklaşmayı öğrenirler. Bu anlamda "kayıptan sonra" ve "kayıptan önce" şeklinde parça parça olarak algıladıkları yaşantılarını yeniden yapılandırırlar ve öykülerini bir bütün haline getirirler. Ölümün fiziksel gerçekliğini kabul etmek ve hayatı bu gerçeğin etrafında yeniden düzenlemek zaman ve çaba gerektirir. Turner (1986)  zor kabullenilen bütün gerçeklerin yazılarak ve çizilerek tekrar tekrar ifade edilmesi gerektiğini söylemiştir. Böylece hastalar baş etmekte zorlandıkları duygularını farklı yollarla defalarca dışa vurmuş ve kendi öyküleri içerisinde bir yere oturtmuş olurlar.

 

Yorum (0)Add Comment

Yorum Yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Salı, 06 Ocak 2009 07:22
 


Uzm.Psk.Hande Aydın Salı, 06 Ocak 2009 tarihinden bu yana bizimle. Diğer makalelerine aşağıdaki dropdown menüden ulaşabilirsiniz.



Kimler Online

 3 misafir online

GİRİŞ / KAYIT

Yeni aktivasyon emaili

PsikiyatriOnline

ahmetozbek